Teknoloji ve Haber Sitesi

Çözüm: Fosil yakıtta diyet değil acil terk

Fosil yakıtların kontrolsüzce kullanılması küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon emisyonu gibi birbiriyle paralel birçok çevre sorununu ortaya çıkarırken bu yakıtların tüketimini tamamen ortadan kaldıran çözümlerin acil olarak uygulanması gerekiyor.

  • 08 Eylül 2021
  • 52 kez görüntülendi.
Çözüm: Fosil yakıtta diyet değil acil terk

Fosil yakıtların kontrolsüzce kullanılması küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon emisyonu gibi birbiriyle paralel birçok çevre sorununu ortaya çıkarırken bu yakıtların tüketimini tamamen ortadan kaldıran çözümlerin acil olarak uygulanması gerekiyor. 22-26 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek ZeroBuild Türkiye’21’de 6.Hükümetlerarası İklim Raporu’nu (IPCC) değerlendirecek olan İklim, Enerji, Çevre Sorunları Araştırma Derneği (İKLİM-DER) Başkanı Önder Algedik forum öncesinde fosil yakıt tüketimine ilişkin görüşlerini paylaşırken “Kısa zamanda fosil yakıt kullanımını terk edip iklim dostu enerjiye geçiş yapmamız büyük önem taşıyor” dedi.

 

Tüm dünyada aşırı iklim olaylarına bağlı felaketlerin yıkıcı etkilerinin yaşandığı bir süreçte açıklanan 6. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli Raporu (IPCC), küresel iklim değişikliğine ilişkin çok çarpıcı değerlendirmeleri ve uyarıları içeriyor. Rapor, sanayileşme öncesine göre yakılan fosil yakıtlar ve doğa tahribatı nedeniyle atmosferdeki karbondioksit birikiminin 47, metan birikiminin ise 156 arttığı, artık atmosferin fazlasını tutamadığı uyarısında bulunuyor. 

 

Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki makas açılıyor

Türkiye’de yapılaşma ile binalarda fosil yakıt tüketiminin paralel biçimde artmasıyla, atmosfere salınan sera gazı oranı da yükselme gösteriyor. İklim, Enerji, Çevre Sorunları Araştırma Derneği (İKLİM-DER) Başkanı Önder Algedik, Türkiye’de binalar kaynaklı karbon emisyonunun her geçen yıl katlanarak arttığını vurgulayarak fosil yakıt kullanımında AB ülkeleri ile makasın marjinal bir biçimde açıldığını ifade ediyor. Algedik, “1990’larda binalarda fosil yakıt ve biyokütle dahil toplam enerji kullanımını 100 kabul edip AB ile eşitlediğimizde 2005’e kadar kıta ile Türkiye’nin benzer bir eğilim izlediğini görüyoruz. 2005 yılında binalarda enerji tüketimi AB’de 8 artarken Türkiye’de bu artış 14 oldu. Ancak 2005’te AB binalarda enerji verimliliğini çok etkin bir biçimde uyguladı ve 1990’da 100 birim olan tüketim 2005’te 108 birime,  2019’da 92 birime düştü. Buna karşın Türkiye’de ise binalar 2019’da 167 birim enerji tüketti.” diyor.

 

Fosil yakıt bağımlığı artarken biyokütle yok oluyor

AB’de 1990-2019 arası binalarda enerji tüketiminin 8 azalırken Türkiye’de 67 artmasının arkasında

binalarda fosil yakıtlardan elde edilen enerjinin 235 artması ve biyokütlenin de 79 azalmasının olduğuna dikkat çeken Algedik, “Bu resim sonucunda Türkiye’de binalar kaynaklı emisyonlar 140 artmış. Bunun nedenleri çok açık: Birincisi binalarda enerji verimliliği politikaları terk edilmiş, binalar enerji bağımlı hale gelmiş, ikincisi fosil yakıt bağımlılığı artmış ve üçüncüsü ise biyokütle enerjisi yok edilmiş.” diyerek konunun acil çözüm gerektirdiğini vurguluyor.

 

İklim dostu enerjiler dönüşüm için önemli bir adım

IPCC raporuna göre Türkiye’nin 2050’den çok önce emisyonları sıfırlaması ve şu anki salımlarının altı katını idareli kullanması gerektiğini söyleyen Algedik, “Bu aslında çok acil bir dönüşüm anlamına geliyor. Önümüze üç bacaklı bir yol haritası var: Birincisi acil olarak fosil yakıtları bırakmalıyız. Bunun için en güçlü aday tabii ki kömür. Kömür santrallerini ve yakan tesisleri çok kısa sürede kapatmak gerekiyor. Bu kolay değil ama bir zorunluluk. Petrol ve gaz tüketimini de hızlı bir şekilde azaltmalıyız. İkinci olarak binalarda, ulaşımda, hayatın her yerinde enerji verimliliği politikaları şart. Atılacak adımların sonrasında kalan boşluk için de iklim dostu enerjiye ihtiyacımız var.” diyor.

 

 IPCC raporunun yankılarının sürdüğü bir dönemde gerçekleştirilecek olan ZeroBuild Türkiye’21 Sıfır Enerji Binalar Forumu’nda da konuşmacı olarak yer alan Önder Algedik, bu gidişatı durdurmanın yolları ve güçlü araçlarının olduğunu hatırlatarak konunun tüm bileşenlerini bir araya getirecek olan forumun bu anlamda çok önemli bir işlevi olduğunu ifade ediyor. Algedik, 26 Eylül tarihinde gerçekleştirilecek “Forum Büyük Kapanışı”nda ana tema sunumunun ardından panelistler ve farklı üniversitelerden öğrenciler ile beraber, üniversitelerde başlatılacak olan kampanyanın duyurusunu da yapacak.

 

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ