Teknoloji ve Haber Sitesi

“Gördes Barajı gerçek bir fiyaskodur”

Başkan Soyer, İZSU Genel Kurulu’nda rakamlarla açıkladı   İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Büyükşehir ve ESHOT 2021 yılı kesin hesaplarının görüşüldüğü meclis toplantısı ile İZSU’nun 2021 yılı faaliyet raporunun masaya yatırıldığı genel kurulda konuşarak, “Bu tablo aslında gerçekten İzmir Büyükşehir Belediyesi için bir iftihar vesilesidir” dedi.

  • 12 Mayıs 2022
  • 68 kez görüntülendi.
“Gördes Barajı gerçek bir fiyaskodur”

Başkan Soyer, İZSU Genel Kurulu’nda rakamlarla açıkladı

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Büyükşehir ve ESHOT 2021 yılı kesin hesaplarının görüşüldüğü meclis toplantısı ile İZSU’nun 2021 yılı faaliyet raporunun masaya yatırıldığı genel kurulda konuşarak, “Bu tablo aslında gerçekten İzmir Büyükşehir Belediyesi için bir iftihar vesilesidir” dedi. Soyer Gördes Barajı için ise, “Türkiye’de kamu zararı oluşturan en hazin proje ve gerçek bir fiyasko” değerlendirmesi yaptı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Mayıs ayı olağan meclis toplantısının ikinci birleşimi Başkan Tunç Soyer idaresinde Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) yapıldı. Oturumda İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ve ESHOT Genel Müdürlüğü’nün 2021 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Kesin Hesabının oyçokluğu ile uygun bulunduğuna ilişkin Plan ve Bütçe Komisyonu Raporları gündeme geldi. Raporlar oy çokluğuyla kabul edildi.

İftihar vesilesi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, tabloda yer alan 2021 rakamlarıyla muhalefete cevap verdi. “Bu tablo aslında gerçekten İzmir Büyükşehir Belediyesi için bir iftihar vesilesidir” diyen Başkan Soyer, “Gerçekleşme oranlarına baktığınızda bütçe performansını değerlendirirsiniz. Dünyanın her yerinde böyledir. Bütçenin başarısı öngördüğünüz yıl gerçekleştirdiğiniz performansın oranıyla ölçülür” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’ye örnek olacak çalışma yapılıyor”
Sosyal belediyecilik ilkesi şemsiyesi altında yürütülen destek çalışmalarına değinen Soyer, “Gerçekten bu konuda da Türkiye’ye örnek olacak büyük bir çalışma yapılıyor. İftar yemeklerinden tutun gıda paketlerine kadar say
ısız hizmetimiz var. Türkiye’de hiçbir belediyenin yapmadığı kadar çok sosyal hizmet üretiyoruz” dedi.  

 

Sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin değil Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, her vatandaşının döviz artışından etkilendiğini söyleyen Başkan Soyer, kentin 30 ilçe belediyesine ayrımsız hizmet götürüldüğünü ifade etti ve “İzmir Büyükşehir Belediyesi hiçbir ilçesini ayırmaksızın 30 ilçesine de ortak hizmet protokolü olsa da olmasa da hizmet götürmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.  

“İZTAŞIT yine Türkiye’de örneği görülmemiş bir başarı hikayesidir”
Soyer, İZTAŞIT sistemiyle 16 milyon lira sübvansiyon yapıldığından bahsederek, “İZTAŞIT yine Türkiye’de örneği görülmemiş bir başarı hikayesidir. Biz kamu olarak toplu taşıma yapıyoruz. Kooperatif oraya girdiği zaman bir kere biz oradaki araçlarımızı, personelimizi geri çekiyoruz. Sana biz bu müşteri portföyünü devretmiş olacağız. Ama bunun karşılığında koşullarımız var. Nedir onlar? Bizim istediğimiz standartta araçla taşıyacaksın, bizim fiyat tarifemizi uygulayacaksın, bizim duraklarımızda duracaksın ve bizim ESHOT olarak verdiğimiz hizmet kalitesinde hizmet vereceksin. Bu koşulları yerine getirdiği zaman kooperatif herkesin kazandığı bir tablo ortaya çıkıyor. Ne oluyor? ESHOT oradaki büyük yükten kurtuluyor, muazzam tasarruf yapıyor. Kooperatifin geliri artıyor. Kooperatif daha fazla hizmet üretebilir hale geliyor. Vatandaş çok memnun kalıyor. Standardı yüksek araçlarla girilmeyen güzergahlara da girilerek hizmet alıyor. Özetle; Türkiye’de sadece İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uyguladığı bir model. Yine bir rakam vermek gerekirse İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çok tasarruflu yaptığı otobüs toplu alımından sonra yaklaşık 90 civarında otobüsü Türkiye’nin her yerindeki belediyelere aktardık. Nasıl İzmir’deki belediyelerde ayrım yapmadıysak Türkiye’de de o ayrımı yapmadık. Kütahya Simav, Erzurum Şenkaya, Bergama’ya otobüs verdik. Bunlar da AK Partili belediyeler. Biz Türkiye’ye de İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak ayrım yapmadan gücümüz yettiğince hizmet götürmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

“Daha iyisi için canla başla çalışacaklarını biliyoruz”
Meclis toplantısının ardından İZSU Genel Kurulu’na geçildi. Toplantıda İZSU Genel Müdürlüğü’nün 2021 Yılı Faaliyet Raporu, 2021 Mali Yılı Bütçesinin Kesin Hesapları ile Bilançosu ve 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu esasları doğrultusunda hazırlanan 2022 Mali Yılı Ek Bütçe Taslağı ve ekleri görüşülerek karara bağlandı.  

Geleceğe yatırım yapıyoruz
Lehte ve aleyhte konuşmaların ardından kürsüye gelen Soyer, İZSU’nun faaliyetlerine tüm detaylarıyla değindi. İZSU’nun 2020-2024 Stratejik Planı’nın özünü hatırlatan Soyer şu ifadeleri kullandı:
“Üç yıllık icraatlarımıza dönüp baktığımda, hedeflerimizin her birinde İzmir’de ne büyük bir değişim olduğunu görüyor ve bundan gurur duyuyorum. Yaptığımız yatırımların büyük kısmı yer altına gömülüyor veya uzmanları dışında pek kimsenin dikkatini çekmiyor. Ama biz hedeflerimizden taviz vermeden yatırımlarımızı bir bir tamamlıyoruz. Üstelik İZSU Genel Müdürlüğümüzün bu yatırımları sadece bugünün sorunlarına çözüm üretmiyor. Gelecekte karşımıza çıkması muhtemel problemlerin de önünü alacak işlere şimdiden imza atıyoruz. Bunun için sadece Küçük Menderes havzasında 500 milyon liranın üzerinde altyapı yatırımı yapıyoruz. 200 milyon liranın üzerinde yatırımla Torbalı ve Ayrancılar Arıtma Tesisi’nin kapasitesini bu nedenle artırıyoruz. Kentin en yoğun, en kalabalık mahallelerinde yüzlerce kilometre kazı yapıyoruz ve bugüne kadar ihmal edilmiş yağmur suyu kanallarını inşa ediyoruz. İzmir’in altına hiç kimsenin görmediği bir yer altı dereleri şebekesi kuruyoruz. Elbette kapatmakta gecikme olabilir. Doğrudur, vatandaşımızın rahatını konforunu bozuyoruz ama bunları yapmak mecburiyetindeyiz. Bozulan yolların, kazılan sokakların, aksayan trafiğin yarattığı rahatsızlığın bedelini göğüsleyerek yapıyoruz bunları. Bunları yapmaktaki gayemiz, İzmir’i sel taşkınlarından korumak ve biricik Körfezimizi temizlemek. Dahası, bizden sonra bu koltuklarda oturacak olanlara “geçmişte şu yatırımlar yapılmadığı için bugün bunları yaşıyoruz” dedirtmemek. Çünkü biz bugün bu bedeli ödemezsek ileride çok daha büyük bir vicdani sorumluluğun altına gireceğimizi biliyoruz. 1995 yılının Kasım ayını, 63 insanımızın sel sularında can verdiği o geceyi unutmadık. İklim krizi artık yüzleşmek zorunda olduğumuz bir gerçek. Geçen yıl 2 Şubat’ta bu kent, tarihinin en büyük yağışlarından birini yaşadı. Bir yıllık yağış toplamının yaklaşık yüzde 20’si bir gecede değil, birkaç saat içinde yağdı. Biz bunlara takdiri ilahi deyip geçmedik. Başka kentlerde yaşanan çok daha ağır felaketleri öne sürüp mazeret arayışına da girmedik. En acil, en kritik noktalarda neşteri vurduk… Güzelyalı Poligon Deresi civarı çok geniş bir havzanın yüzey sularının toplandığı ve şiddetli yağışlarda su baskınlarının yaşandığı bir bölgeydi. Poligon çevresi, Üçkuyular, 16 sokak ve çevresi, Balçova Hacı Ahmet Deresi ve Kemeraltı’nda yaptığımız çalışmalar ve imalatlar ile su taşkını problemini giderdik. 3 yıl içerisinde toplam 196 kilometre yağmur suyu hattı ve yağmur suyu ayrıştırma hattı yapımını tamamladık. Bunun yaklaşık 130 kilometresi Körfez Havzası’nda. İmalatlarımız şu anda 378 milyon liralık yatırımla 11 noktada devam ediyor ve bu 11 imalat tamamlandığında 110 kilometre yağmur suyu ayrıştırma hattı daha hizmete girmiş olacak. 2021 yılında ayrıştırma ve taşkınları önleme projelerimiz kapsamında 11 kilometrelik dere hattında düzenleme çalışmasını tamamladık. 916 kilometrelik dere hattında bakım ve temizlik çalışması yaptık. Dere yataklarını toplam 470 bin 565 ton atık malzeme çıkararak temizledik. Kent genelinde hizmet veren toplam 723 kilometrelik yağmur suyu hattını etkin ve verimli şekilde yönetmek amacıyla bakım ve temizlik çalışmaları tamamladık. Yağmur suyu hatlarını ayrıştırmaya yönelik çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz. Her çağdaş metropolde olduğu gibi şehrin yüzde yüzünü yağmur suyu kanalları ile buluşturacağız.”

“Gördes Barajı’nın ne yazık ki tüneli de çatladı”
Kent genelinde içme suyu yatırımlarını kesintisiz sürdürdüklerini ifade eden Soyer şöyle devam etti:
“Bu çalışmalar sayesinde Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’nün 2023 için koyduğu yüzde 30 hedefini şimdiden yakaladık. Kayıp kaçak oranını merkez ilçelerde 2021 yılının sonu itibarıyla yüzde 26,99, çevre ilçelerde ise yüzde 30’un altına düşürdük. Bu duruma rağmen, İzmir’de kayıp kaçağın yarattığı gelir kayıplarından söz edenler oluyor. Fakat ben bugün sizlere İZSU'nun gerçek bir gelir kaybını açıklayacağım. Hem de belgeleriyle, reel rakamlarla… Biliyorsunuz DSİ'nin yaptığı ve kentimize yılda 59 milyon metreküp su verilmesi gereken meşhur Gördes Barajımız var. Meşhur diyorum çünkü sürekli olarak, 'İzmir'in suyu yoktu, İzmir'e suyu biz getirdik' şeklinde siyasi söylemler duyuyoruz. Hepimizin malumu olduğu üzere maalesef bu barajın tabanı delik idi ve yeterince su tutamıyordu. Şimdi ne yazık ki tüneli de çatladı arkadaşlar. Üzgünüm, gerçekten üzgünüm. Bu meşhur barajımız, en yüksek doluluk oranına yüzde 4 ile ulaşmış, bazen ise binde 8'e kadar düşmüş. Barajın tabanı delik. Tüneli çatlak. DSİ İzmir'e su veremiyor. Ama DSİ, İZSU'dan parasını almaya devam ediyor. 2016-2020 yılları arasında kurumumuz DSİ'ye 55 milyon 611 bin 838 TL ödeme yapmıştır. Ayrıca 2010-2014 yılları arası tahakkuk eden 45 milyon 94 bin 330 lira 20 kuruş anapara, 16 milyon 245 bin 78 lira 2 kuruş gecikme faizi olmak üzere 61 milyon 339 bin 408 lira 22 kuruş borç da ödenmek üzere yapılandırılmıştır. “

“Gördes Barajı, Türkiye’de kamu zararına neden olan en hazin projedir gerçek bir fiyaskodur”
“Şimdi gelelim işin bam teline. Eğer Gördes Barajı su tutabilseydi ve DSİ'nin taahhüt ettiği gibi kentimize yılda 59 milyon metreküp su verebilseydi 2011 ile 2021 yılları arasında toplam 649 milyon metreküp su musluklardan akacaktı. Ama olmadı, akamadı. Çünkü DSİ bu sürede ancak 189 milyon 791 bin 252 metreküp su verebildi. İzmirli hemşehrilerim 459 milyon 208 bin 748 metreküp sudan mahrum kaldı. Peki, 2011-2021 yılları arasında yıllara göre belirlenen su tarifeleri üzerinden hesapladığımızda İZSU'nun, DSİ'nin protokollere göre veremediği sudan uğradığı gelir kaybı nedir? 1 milyar 732 milyon 980 bin 323 lira 25 kuruş! Ne kadar adil bir alışveriş değil mi? İZSU bu geliri elde edebilseydi ne olacaktı? Bornova Kavaklıdere'de sırf Gördes'ten gelecek suyu arıtıp içme suyu kalitesine getirmek için kurulan arıtma tesisimiz atıl bir işletme durumuna düşmeyecekti. İZSU elde ettiği gelir ile kentimizin bütünüyle ihtiyaç duyduğu yatırımlara daha çok kaynak ayırabilecekti. Özetle, altı delik barajı DSİ yapıyor, parasını İZSU ödüyor. O barajdan su verilemiyor, bedelini İzmirli ödüyor. Aynı baraj Marmara Gölü’nü kurutuyor, köylüyü evinden ediyor. Biz kurtarmaya çalışıyoruz. Bu ülkede kamu zararı aranıyorsa, hiç düşünmeye gerek yok. Meşhur Gördes Barajı, Türkiye’de kamu zararına neden olan en hazin projedir. Gerçek bir fiyaskodur. Milyarlarca liranın ve doğamızın heba olmasına neden olmuştur.”

“İzmir bu ülkenin 81 vilayetinden biri değil mi?”
İçme suyu fiyatlarıyla ilgili eleştirilere de değinen Soyer, “Yani diyorsunuz ki ülkede iğneden ipliğe her mal ve hizmet üretiminin maliyetini yükselten bir ekonomik yıkım yaşansın ama İzmir Büyükşehir Belediyesi bunu fiyatlarına yansıtmasın. Arkadaşlar İzmir bu ülkenin 81 vilayetinden biri değil mi? Nasıl olur da bir belediye ülkenin genel koşullarından etkilenmez? Fakat benim su fiyatlarını vatandaşımız lehine düzenlemek için daha gerçekçi bir önerim var. Tabanı delik, tüneli çatlak, vatandaşa su getiremediğiniz Gördes Barajı için bu proje gerçek anlamda işleve kavuşana kadar DSİ, İZSU’dan para istemesin. İZSU'nun bundan sonra ödemesi gereken miktarı anapara olarak, faiz işletmeden sabitlesin. Hiç kuşkunuz olmasın, kurumun bütçesi üzerinden kalkan yük İzmirlinin cebine de yansıyacaktır” diye konuştu.

Körfez için güzel haber; onlarca yıl sonra yeniden yavaş yavaş hayata dönüyor
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yaptığı sunumda İzmir Körfezi’nden sevindirici bir gelişmeyi de paylaştı. İZSU Genel Müdürlüğü’nün TÜBİTAK işbirliğiyle yürüttüğü Oşinografik İzleme Projesi kapsamında çekilen su altı fotoğraflarından örnekler sunan Soyer, “İşte bu fotoğraf o çalışmalar sırasında Bostanlı Sahili’nde çekildi. Nisan 2022. Bu gördüğünüz canlı bir kabuksuz deniz salyangozu, sadece temiz sularda yaşayan bir tür. Yumurtalarını da bırakmışlar yani üreyecekleri ve burayı mesken edindikleri anlamına geliyor. Aynı tür Bayraklı ve Konak’ta da görüntülendi. İç körfezde ilk kez görülüyor. Yani İzmir Körfez’i onlarca yıl sonra yeniden yavaş yavaş hayata dönüyor” dedi.

İZSU’nun gündemdeki raporları oy çokluğuyla kabul edildi. Millet İttifakı meclis üyeleri; kabul, Cumhur İttifakı meclis üyeleri; ret yönünde oy kullandı.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı